Hayatı Iskalayan Adımlar

      Hayatı Iskalayan Adımlar için 8 yorum

Hayatı Iskalayan Adımlar

Güneş doğalı henüz birkaç saat olmuştu. Parkın kenarında bulunan denize en yakın bank şansına bugün de boştu. Doğa uyanırken ona tanıklık etmek yıllardır vazgeçemediği alışkanlıklarından biriydi. Bahar havasını içine çekmek iyi geldi. Kuşların şarkıları eşliğinde bankın kenarına oturuverdi. Bütün oturma yeri kendilerine aitmiş gibi yayıla yayıla oturanları sevmezdi. Birbirine yabancı insanlar yan yana geldiklerinde sohbet etmeyi bırakalı on yıllar, birbirlerini görmezden geleli belki onun yarısı kadar zaman geçmişti. Şimdi ise ya bu “yabancı”dan bana zarar gelirse korkusu ya da bir nebze daha masumu “Bir bu eksikti!” bakışları manzarayı tamamlıyordu.

Elindeki poşeti karıştırdı. Yatmadan önce hazırlamıştı martıların yiyeceğini. Son günlerde hafızası onu yarı yolda bırakmayı alışkanlık hâline getirmiş, her şeyi unutur hâle gelmişti. Eli simit parçalarına değdiğinde yüzüne bir tebessüm yayıldı. Gökyüzünde müzikal bir oyun sergilemekte olan kuşların bir kısmı buraların eski müdavimi yaşlı kadının üstünde uçmaya başlamıştı bile. Geçen her yılın adeta üzerinde bir çizgi bıraktığı bu naif eller artık titremekten de muzdaripti. Kuvveti el verdiğince havaya doğru birkaç parça simit fırlattı. Martılar simit parçalarının yere düşmesine izin vermeden dünyanın en eski mücadelesine tutuştu. Karnını doyurmak istiyorsan elini çabuk tutmalıydın ve iki martı diğerlerinin huysuz çığlıklarına aldırmadan gagalarında simit parçalarıyla, biraz da yemeklerini güvence altına almak istercesine, oradan uzaklaştı.Hayatı Iskalayan Adımlar

Yaşlı kadın, kuşlara bakıp tekrar insanları düşündü. Lokmalar azaldıkça mı kavga artıyordu, yoksa lokmalar işin sadece aksesuarı mıydı? Hayatın sırtına yükledikleri omuzlarının yaşlandıkça düşmesine neden olmuştu ama insanları daha kolay tanımasında bu yaşanmışlıkların önemli bir payı vardı. En tatlı günlerden en acı hatıralara kadar her şey, yaşlı kadının kendisiydi. Hayatından bir şeyleri silse kendinde mutlaka bir şeyler eksilirdi.

Birkaç simit parçasını daha atarken martılara denizdeki vapurun selamını işitti. Bu sabah ikinci kez gülümsüyordu. Elini yavaşça kaldırdı, oynaşan dalgaları yara yara ilerleyen vapuru selamladı. Bir sürü insan, bir yerlere yetişmek için acele ediyordu. Son zamanlarda insanların bu koşuşturması dikkatini çekmekteydi. Birbirini izleyen adımlar eskiye oranla daha sık ve daha uzun atılıyordu sanki. Acaba hayallerine ulaşmak için mi acele ediyorlardı insanlar, yoksa gerçeklerden kaçmak için miydi bütün bu telaş? Evrendeki bu küçücük nokta, zamanın içindeki bir andan daha kısa olan ömründe neyi kovalıyordu?

Bir süre daha etraftaki seslerin, kimi zamanda sessizliğin tadını çıkardı. Acelesi yoktu. Bankın bir köşesine tutunarak ağır ağır doğruldu oturduğu yerden. Geldiği yöne doğru yavaşça ilerlerken bir yere yetişmek zorunda olmadığı için şanslı hissetti kendini. Yüzünde beliren son tebessüm belki de bu yüzdendi.

Hayatı Iskalayan Adımlar” hakkında 8 yorum:

  1. jdsezer

    Makalenizin başlığı çok ilgimi çekti ve öyle geldim aslında güzel bir anlatım tarzınız var ama çok aceleci bir şekilde yazmışsınız sanırım daha iyi makaleler çıkarıcağınz düşünüyorum başarılar dilerim..

    Cevapla
    1. zaferb Metnin yazarı

      Yorumunuz için teşekkürler.
      Bu bir durum öyküsü. Dolayısıyla kısalığına ya da uzunluğuna genelde ben değil, kelimeler karar veriyor. 🙂

      Cevapla
  2. Hatice

    Kaleminize sağlık. Alıp beni o bankın diğer tarafına götürdü. 🙂 hissederek yazılmış, çünkü hissettim. 🙂

    Cevapla
    1. zaferb Metnin yazarı

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Hatice Hanım. O kadar hızlı bir yaşamın içindeyiz ki durup anın tadını çıkarmayı çoğu zaman unutuyoruz sanırım.

      Cevapla
    1. zaferb Metnin yazarı

      Bu tür, durum öyküsü diye adlandırılıyor. Aksiyonu bol öykülerden değil yani. Ben de daha “iyi”lerini yazmanı umarım. 😉

      Cevapla
  3. Furkan YETEK

    Sitenizi yeni fark ettim…İnsana davet sitesine de beklerim, blog ailesi olarak daha çok geniş kitlelere yayılmak bizim elimizde…Selam ve Dua ile…

    Cevapla
    1. zaferb Metnin yazarı

      Değerli yorumunuz için teşekkürler Furkan Bey. Blog yazma ve okuma kültürünü elden geldiğince yaymak gerek. 🙂

      Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir